|
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'de sivil anayasanın oluşturulmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.
Gürlek, İstanbul 2 Nolu Barosu tarafından İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu'nda düzenlenen adli yıl açılış programında konuştu.
Barolar ile Adalet Bakanlığı arasındaki iletişim ve istişarenin önemine değinen Gürlek, hem merkez teşkilatında hem de il ve adliye ziyaretlerinde baro yönetimleriyle bir araya geldiklerini belirtti.
Baroların hukuk alanındaki tecrübelerinden ve önerilerinden yararlanmayı önemsediklerini ifade eden Gürlek, bu görüşleri Bakanlığın çalışmalarına yansıtmaya gayret ettiklerini söyledi.
Gürlek ayrıca İstanbul 2 Nolu Barosu'nun avukat hakları, mesleki eğitim, genç avukatların desteklenmesi, ihtisaslaşma ve adli yardım alanlarındaki çalışmalarını önemsediklerini dile getirdi.
Konuşmasında uluslararası hukuk ve insan haklarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gürlek, özellikle Gazze'deki gelişmeler üzerinden Batılı ülkelerin tutumlarını eleştirdi.
Son yıllarda Orta Doğu'da ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığını belirten Gürlek, başta Filistin ve Gazze olmak üzere çeşitli bölgelerde yaşanan olaylara karşı uluslararası toplumun yeterli tepkiyi göstermediği görüşünü dile getirdi.
Gürlek, bazı Batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları konusundaki yaklaşımlarında çifte standart bulunduğunu savundu.
İstanbul 2 Nolu Barosu bünyesinde oluşturulan Filistin Komisyonu ve bu alandaki çalışmaların da önemli olduğunu ifade eden Gürlek, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası meselelerde hukuk ve adalet temelinde rol üstlenmeye devam edeceğini söyledi.
Avukatlık mesleğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, savunma hakkının hukuk sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Avukatlığın yalnızca bir meslek olarak değil, kamu hizmeti niteliği taşıyan önemli bir görev olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gürlek, mesleki etik ve bağımsızlığın korunmasının önemine dikkati çekti.
Bazı kişi ve kurumların mesleki faaliyetlerden uzaklaşarak siyasi veya ideolojik tartışmaların etkisi altında kalmasının hukuk sistemi açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savunan Gürlek, avukatlık mesleğinin bağımsızlığının ve saygınlığının korunması gerektiğini söyledi.
Türkiye'de barolara kayıtlı 200 binden fazla avukat bulunduğunu belirten Gürlek, her yıl hukuk fakültelerinden mezun olan gençlerin de mesleğe katıldığını ifade etti.
Bu yapının Türkiye'nin eğitimli insan kaynağı açısından önemli bir birikim olduğunu söyleyen Gürlek, avukatların hukuk sisteminin gelişmesine, toplumsal birlik ve beraberliğin güçlenmesine ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlamasının önemli olduğunu kaydetti.
Gürlek, hukuk sisteminin güçlendirilmesi ve sivil anayasa hedefi doğrultusundaki çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.